Sincik Haber
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Popüler Makaleler


  • Ucuz Otobüs Bileti

    Kara yolu ulaşımı artık çok gelişmiş bir durumdadır. Kara yolu ile yolculuk yapmak isteyen yolcular otobüslerle istedikleri yere çok kısa zamanlarda ulaşabilmektedir. Otobüs yolculukları çeşitli firmalar tarafından düzenlenen seferler ile sürekli devam etmektedir.

    Kara yolu ulaşımında otobüs seferleri çeşitli seçenekler sunar. Özellikle ülkemizin yoğun seyahat dolaşımına sahip İstanbul, Ankara, İzmir gibi merkezlerine kısa aralıklarla seferler düzenlenmektedir.

    İstanbul’a Kolay Yolculuk

    İstanbul’a gitmek istediğinizde en kolay ve ekonomik olarak otobüs yolculuğunu tercih edebilirsiniz. Otobüs bileti almak için online otobüs bileti satın alma yolunu kullandığınızda firmaların bilgilerine, sefer saatlerine ve bir çok ihtiyacınız olan bilgiye ulaşabilir anında bilet satın alabilirsiniz.

    İstanbul seyahatlerinizde İstanbul otobüs bileti almanın en kolay yolu çevrimiçi b,ilet satın almanızdır.

    Ankara’ya Kolay Yolculuk

    Ankara her gün seyahat trafiği çok yoğun bir merkezdir. Ankara’ya gitmek için Ankara otobüs bileti satın almak istediğinizde online bilet satın alabilirsiniz.

    Online otobüs bileti alarak seyahatiniz anında ve hızlı bir hale getirebilirsiniz. Ankara’ya kolay ve hızlı yolculuk bir tık uzağınızda.

    İzmir’e Kolay Yolculuk

    İzmir ülkemizin en çok ziyaret edilen seyahat trafiği en yoğun şehirlerinden. İzmir’e yapacağınız seyahatlerde İzmir otobüs bileti almak için online satın alma yönteminiz kullanabilirisiniz. Bu sayede en ekonomik otobüs biletini anında satın alabilirsiniz.

    Kolay ve hızlı otobüs bileti için online bilet seçeneklerimizi deneyin.

    Devamı.. »
  • Adıyaman İngilizce Kursları konusarakogren.com

    Çocukların öğrendiği yabancı bir dile hakim olan anne ve babaların çocuklar okuldan döndüğü zaman onlarla keyifli tekrarlar yapması kesinlikle önemli ve gerekli bir konudur. Örnek olarak; çocuklarınız o gün okulunda hayvanların İngilizce karşılığını öğrendiyse eğer eve döndüğü zaman evindeki oyuncakları ve kitapları kullanıp oyunlar oynayabilir, şarkılar söyleyebilir ve kitaplar okuyabilir. Sizler de bu oyuna dahil olduğunuzda çocuklarınız için olumlu bir duruş sergilemiş olursunuz. Yabancı bir dil, kulaktan öğrenildiği için özellikle de evlerinde çocukların bu dilde hikaye ya da şarkı dinlemesi büyük önem taşımaktadır. Adıyaman İngilizce dil kurslarını tercih ederek sizler de çocuklarınızın yabancı dil eğitimine katkı sağlayabilirsiniz. Çocukların yaşamlarının en verimli dönemleri olan 0 ila 5 yaş aralığındaki bu önemli avantajı kaçırmalarına imkan sağlamamak, hem oyunlarla hem insanlarla hem de doğru yöntemlerle etkileşim halinde çocukları bu dönemlerde yabancı dilin havuzuna bırakmak kesinlikle gelecek dönemde topluluk önünde büyük özgüven ve rahatça yabancı dile hakim olmalarına imkan sunacaktır. Çocukları, gün içerisinde çok sınırlı bir zaman içerisinde bile olsa direkt olarak hedef dilin içerisine bırakmak, yani yaklaşık yarım saat dahi olsa bu süre boyunca devamlı o dili duymasını sağlamak ve bu konuda tutarlı hareket etmek yabancı dili başarıyla öğrenmelerinin ve rahatça konuşabilmelerinin altın kuralı niteliğindedir.

    Bu kurallar ile avantajlı yaş grubunda olan çocukların ortalama 9 dile kadar konuşmayı başardığı gerçek bir sonuçtur. Kendisine güveni olan, çok kültürlü, çok dilli ve olaylara geniş açılardan bakmayı başaran gençlerden oluşmuş bir ülke için 0 ila 5 yaş aralığının avantajını göz ardı etmemek büyük önem taşımaktadır. Aslında tıpkı atalarımızın söylediği gibi; ‘Erken kalkar, erken yol alır.’ Şeklinde bir durumdan ibarettir. Sincik İngilizce kursu alternatiflerini bu kapsamda sizler de değerlendirebilirsiniz. Çocuklarınızın dil gelişim süreçlerini önemle takip etmek ve kontrol altında tutmak gerekir. Günümüz dünyasında yabancı dil bilmenin ve konuşmanın sağladığı avantajlar, tartışmaya kapalı olan bir gerçekten ibarettir. İş yaşamına bakıldığında artık yabancı bir dile sahip olmak yeterli sayılmamakla birlikte pek çok yabancı dilin aynı anda konuşulması gerektiği vurgulanmaktadır. Kuzey Avrupa ülkelerine bakıldığı zaman, kişilerin birden çok dil konuştuğunu ve bu nedenle dış ticaret alanında büyük bir başarı elde ettiği görülebilir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda bu ülkelerde yabancı dil eğitimlerine çocukların henüz 6 aylık bebeklik döneminden itibaren başladığı da tespit edilmiştir. ABD ve dünyanın pek çok ülkesinde gerçekleştirilen araştırmalar ve insanların fizyolojik özellikleri doğrultusunda; çocukların beyni sunulan bilgileri kolayca almaya ve bu verilerin hafızada tutabilme elastikiyetleri mevcut durumdadır.
    Böyle bir durum sebebiyle çok ufak yaşlarda başlayan yabancı dil eğitimleriyle çocukların yabancı dili oldukça kolay bir şekilde konuştukları ortadadır. Sizler dewww.konusarakogren.com/blog/ingilizce-olumsuz-cumleler/ web adresine girerek burada bulunan bilgileri değerlendirebilir ve olumlu bir sonuç elde edebilirsiniz. Uzman kişilerin görüşleri doğrultusunda; yeni doğmuş bir bebeğin beyni genetik bir şekilde dil öğrenmek için programlanmış durumdadır. Tıpkı kuşların beyninin şarkı söylemeye ya da örümceklerin ağ atmaya programlandığı gibi örneklendirilebilir. Aslında hiçbir çocuk başka dili ya da ana dili konuşmayı öğrenmez. Tam aksine anne babaları ve çevresindeki diğer insanlar ilk olarak sesleri duyup, daha sonrasında etkileşim kurup konuşmayı çözebilirler. Böyle bir süreç, çocukların ana dilini konuşabilen ya da o dili ana dile yakın şekilde konuşan insanlarla beraber etkileşim kurması sonucunda mümkün hale gelmektedir.

    Devamı.. »
  • kansere karşı koruyucu güç brokoli

    “C vitamini: Vücudun doku ve kemik yapısında olan kolajenin yapımı için gereklidir. Yaraların iyileşmesini sağlar. Çok güçlü bir antioksidandır ve serbest radikal hasarına karşı vücudu korur.Lif: Yüksek lif içeren diyetler sağlıklı bir sindirim sistemi oluşturur. Aynı zamanda kolesterolün düşürülmesine de yardımcıdır.


    Potasyum: Sinirlerin iletimi ve kalbin kasılma fonksiyonları için gerekli bir mineral ve elektrolittir.
    Folat: Vücutta yeni hücrelerin üretimi ve korunması için gereklidir.
    Lutein: Yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve katarakt oluşum riskini yavaşlatabilir.

    HER AY EN AZ ÜÇ KEZ TÜKETMEK GEREKİYOR

    Kanser riskini azaltır: Her ay 3 kez brokoli tüketimi mesane kanserine yakalanma riskini yüzde 40 azaltmaktadır. Brokoli bitkisinin bileşikleri vücudu havadan kaynaklı kirleticilerin etkisinden arındırır. Yapılan bir çalışmada ½ bardak brokoli filizi içeren içecek tüketimi yüksek oranda benzen ve akroleynin vücuttan atılmasını sağlamıştır. Bunlar insanlar için kansorejen ve akciğeri tahriş edici maddelerdir. Brokoli içindeki mirosinaz enzimi kanser oluşum riskini azaltır. Bu enzim brokolide bulunan kükürt içeren bileşikleri (glukosinolatlar) izotiyosiyanatlara çevirir, bunlarda kanser karşıtı olarak görev yaparlar.

    BUHARDA HAFİF PİŞİRMEK VE ÇİĞ TÜKETMEK FAYDALIDIR
    Bu sebzeden en iyi faydayı almak istiyorsanız buharda hafif pişirin. Maksimum fayda için çiğ olarak da tüketilebilir. Brokoliyi aşırı pişirir veya kaynatır iseniz besin öğesi kayıpları %60’lara kadar çıkacaktır. Koyu yeşil ve mor brokoliler daha fazla sağlık faydası için tercih edilebilir. Brokoli sevmiyorsanız karnabahar, lahana, kale ( kıvırcık lahana ) veya brüksel lahanası deneyin. Brokoli sapları da 1 orta boy havuç ve 1 elma eşliğinde kolay ve besleyici bir içecek olarak tercih edilebilir.”

    Devamı.. »
  • 68. Dünya Sağlık Asamblesi Toplantısı’na Müsteşar Gümüş Katıldı

    Her yıl Mayıs ayında, üye ülkelerin Sağlık Bakanlarının, devlet dışı aktörlerin temsilcilerinin ve başta Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri olmak üzere Birleşmiş Milletler örgütlerinden temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen Dünya Sağlık Asamblesi'nin 68. Oturumu 18 Mayıs 2015'te açılmıştır.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Almanya Başbakanı Merkel, konuşmasında sağlığın Almanya dış politikasındaki yerine, ihmal edilmiş tropikal hastalıkların tedavisi için sağlanan desteklere, antimikrobiyal direnç ile mücadele için atılması gereken adımlara vurgu yapmıştır. Ebola salgınının da gösterdiği üzere bir ülkenin sağlık sistemindeki zayıflığın küresel felaketlere yol açabileceğini ifade eden Merkel, ülkelerin ve DSÖ'nün gerekli tedbirleri alması yönünde çağrıda bulunmuştur. Konuşmasında devamla DSÖ reformuna değinen Merkel, 150 ülke ofisi, 6 bölge ofisi bulunan örgütün hesap verebilirlik, tutarlılık ve etkililik konusunda adımlar atması gerektiğini belirtmiş ve kurulması önerilen ihtiyat fonu ile acil durumlara müdahale ekibinin gerekliliğini vurgulamıştır.

    DSÖ Genel Direktörü Dr. Chan ise yaptığı konuşmada Dünya Sağlık Örgütü'nün Acil durumlara müdahale kapsamında Nepal'de ve Ebola'ya yanıt için Batı Afrika'da yürüttüğü faaliyetlere ilişkin örnekler vererek sözlerine başlamıştır. Ebola krizinin gösterdiği üzere örgütün bu alandaki çalışmalarının yoğunlaştırmasının gerekliğini ifade eden Chan, örgütün acil durumlara müdahale için gerekli insan gücü, kaynağın temini konusundaki çalışmalarını hızlandırdığını belirtmiş ve kurulması önerilen 100 milyon $ tutarındaki ihtiyat fonuna üye ülkelerin desteklediğini ifade etmiştir. Yaşanan büyük felaketler sonucunda "mega afet" kavramının sözlüğe girdiğine belirten Chan, gıda güvenliği problemlerinin yayıldığını ve tarihte ilk defa ekonomik refah artışının sağlığa yönelik tehditleri yenmek yerine onları karmaşıklaştırdığını vurgulamıştır. Küresel sağlık problemlerini özetleyen ve eşitsizliklerin altını çizen Genel Direktör, DSÖ'nün bu tehditlerle mücadele için elinden geleni yapacağını ve artan beklentilere yanıt vermek için kendisini yeniden yapılandırdığını belirterek sözlerine son vermiştir.

    Asamblenin ilk gününde Sayın Müsteşarımız Prof. Dr. Eyüp Gümüş, Türkmenistan ve Malezya, Sudan Sağlık Bakanları ile Birleşik Krallık Sağlık Komisyonu Heyeti ve Bulgaristan Sağlık Bakan Yardımcısıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmiş olup görüşmelerde küresel sağlık problemleri, ülkemizde gerçekleştirilen sağlık reformu ve sağlık alanında işbirliği çalışmaları ele alınmıştır.

    Müsteşar Gümüş, asamblenin ikinci gününde Genel Kurula hitaben yaptığı konuşmasında öncelikle geçtiğimiz günlerde meydana gelen deprem nedeniyle Nepal'e geçmiş olsun dileklerini ileterek sözlerine başlamıştır. Afetin yaşandığı ilk günden itibaren Nepal'e yardım ulaştıran ilk ülkelerden birinin Türkiye olduğunu vurgulayan Gümüş, önümüzdeki dönemde de ülkemizin vizyonu gereği ihtiyaç içerisindeki ülkelere her türlü yardımı ve desteği sağlayacağını belirtmiştir.

    Konuşmasında, afetlerin ve acil durumların küresel sağlık gündemindeki yerinden bahsetmiş ve bu tür beklenmedik durumlarda uluslararası işbirliğinin ve dayanışmanın önemine vurgu yapmıştır. Ülkemizin Suriyeli misafirlerine sağladığı kapsamlı sağlık hizmetlerinin, hakkaniyet, güçlü siyasi liderlik, kaliteli sağlık işgücü, sürdürülebilirlik ve iyi yönetişim temelinde 2003 yılından itibaren uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programının kazanımlarını gösterdiğini ifade etmiştir. Ülkemizin bu alandaki çabalarında uluslararası toplumdan destek görmemesinin ise uluslararası dayanışma ruhuna uygun düşmediğini belirtmiştir.

    Eyüp Gümüş, ayrıca Binyıl Kalkınma Hedefleri çerçevesinde elde edilen başarıların 2015 sonrasına da taşınmasının önemine değinerek, başta İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşayanlar olmak üzere herkesin sağlık hakkına erişiminin gerekliliğini vurgulayarak sözlerine son vermiştir.

    68. Dünya Sağlık Asamble Toplantısı, 26 Mayıs'a kadar devam edecek.

    Devamı.. »
  • Dev Şehir Hastanesinin Temeli Atıldı

                                                                                                    

       Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yapılması planlanan Kocaeli Şehir Hastanesi’nin temeli, 

    Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla atıldı.

    6 ayrı bina şeklinde 322 bin metrekare alana kurulacak bin 180 oda kapasiteli Şehir Hastanesi’nin, 3 bin 390 araçlık kapalı otoparkı ve 75 bin metrekarelik yeşil alanıyla Marmara Bölgesi’nin sağlık üssü olması hedefleniyor. Düzenlenen törene  Dr. Mehmet Müezzinoğlu, Fikri Işık, Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün yanı sıra Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, İl Sağlık Müdürü Mürsel Durmaz, çok sayıda protokol davetlisi ve vatandaşlar katıldı.

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye'yi sağlık teknolojilerinde üreten bir noktaya taşıyacaklarını belirterek, “Dünyayla yarışta var olma, o yarışta tarihi geçmişimizde var olduğu gibi, dünyaya zenginlik, medeniyet sunan bir noktayı hedefliyoruz" dedi.


    "Milli iradeye sahip çıkacağız"

    Müezzinoğlu, 2002'de Türkiye'deki ambulansların durumundan bahsederek, sözlerine şöyle devam etti.

    "Şu anda 95 bin yatak kapasiteli hastaneleri yapıyoruz, bir taraftan şehir hastaneleri, bir taraftan kamu hastaneleri. Önündeki 3 yılda 95 bin yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılan, son derece modern ve konforlu hastaneler yapan dünyada bir başka ülke yok. Buraların tıbbi donanımları var, tıbbi cihazları var, binlerce ameliyathane lambası, binlerce ameliyathane masası, binlerce ameliyathanenin kullanım cihazları, yoğun bakım ünitelerine binlerce ürün ve cihaza ihtiyaç var.

    O nedenle Sağlık Bakanlığı olarak Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurduk ve Biyoteknoloji Başkanlığıyla sağlık endüstrisinde sağlığı sadece tüketen değil, tükettiklerimizi de üreten, ürettiklerini dünyaya pazarlayan bir ülke olacağız."

    Türkiye'nin 4 yıl sonra kendi milli aşısını üreteceğini, bu konuda ihale süreçlerini başlattıklarını anlatan Bakan Müezzinoğlu, "Kan ürünlerimizden, kendi kanımızdan ilaç olarak üretilen ve dünyaya her 500 milyon ödediğimiz o parayı, ülkemizde o ilaçları üreterek hem insanımıza sunacağız, hem de dünyaya ihraç edeceğiz. Şimdi artık 7 yıl alım garantili süreçleri başlattık. Türkiye'yi sağlık teknolojilerinde üreten bir noktaya taşıyacağız. Dünyayla yarışta var olma, o yarışta tarihi geçmişimizde var olduğu gibi dünyaya zenginlik, medeniyet sunan bir noktayı hedefliyoruz. Bir şeye ihtiyacımız var, milli iradeye sahip çıkacağız. Geleceğimize sahip çıkacağız" diyerek sözlerini tamamladı.


    “Asgari ücreti arttırmak için sağlıkta yerli üretim şart”

    Temel atma töreninde konuşan ve Türkiye’nin son 12 yılda en büyük yatırımlardan birini de sağlık sektöründe gerçekleştirdiğini dile getiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “2014 yıllında ilaç sektöründe ithalatımız 4.7 milyar Dolar, ihracatımız ise 856 milyon Dolar. Bu sektör Türkiye’nin en fazla cari açık verdiği sektörlerden bir tanesi. Türkiye’de üretilen kutu ilaçların yüzde 73,5’i yerli üretimden karşılansa bile özellikle katma değeri yüksek ilaçlarda ciddi bir dış ticaret açığımız var. Dünyadaki tıbbi cihaz sektöründeki hacmin 350 milyar Dolar olduğunu belirten Bakan Işık, “Türkiye’de bu rakam 350 milyon dolar. İthalat ise 2.4 milyon dolar. Bakınız Türkiye’de özellikle bu sektörde 30 binden fazla istihdam var. Bu istihdam edilen kardeşlerimiz ortalama aylık ücreti 3 bin 334 TL. Türkiye eğer asgari ücretini daha yukarılara çıkarmak istiyorsa, Türkiye refahını yükseltmek istiyorsa işte ilaç ve tıbbi cihaz sektörüne daha fazla yatırım yapmak zorunda” diye konuştu.


    Bin 180 yatak kapasiteli hastane 29 Ekim 2017’de açılacak

    Konuşmaların ardından 1.1 milyar TL’ye mal olacak olan Kocaeli Şehir Hastanesi’nin temeli protokol üyelerinin de katılımıyla atıldı. Ayrıca Bakan Müezzinoğlu temel atma töreninde yüklenici firmadan, hastanenin 29 Ekim 2017'de açılması sözünü de aldı. İzmit ilçesi Cephanelik bölgesinde temeli atılan dev Şehir Hastanesi’nde 494 yataklık genel hastane, 124 yataklık kalp-damar hastalıkları hastanesi, 246 yataklık kadın doğum hastanesi, 116 yataklık onkoloji hastanesi, 100 yataklık rehabilitasyon hastanesi ve 100 yataklık yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi olmak üzere 6 farklı ünite ile hizmet verecek.

    Devamı.. »
RSS